Şampiyonluğun Habercisi…

Bazı maçlar vardır, şampiyonluğun habercisi olarak nitelendirilir. İşte öyle bir maçtı bu… Evet, ligin henüz 8. haftasındayız ancak Bursaspor lige oldukça zor bir fikstürle başladı. Oynanan 8 maçın 5’i deplasmandaydı ve bu süreçte zirve mücadelesi verecek takımlarla karşılaşıldı. Genel tabloya baktığımda, bu başlangıcın sezonun geri kalanı adına çok önemli mesajlar verdiğini düşünüyorum.
Gelelim Batman Petrolspor maçına… İlk yarı, Bursaspor’un bu sezon oynadığı en kötü 45 dakikaydı. Pas yapmakta zorlanan, arkaya atılan hemen her topun tehlikeye dönüştüğü, fiziki mücadelelerde ayakta kalamayan bir Bursaspor vardı sahada. Mustafa Er’in ilk 11 tercihinin bunda etkisi mutlaka vardı ancak tüm sorumluluğu oyuncu tercihlerine ya da taktiğe bağlamak hata olur. Zira Bursaspor ilk yarıda takım olarak çok kötüydü.
Bunun sonucunda Mustafa Er, sahalarda nadir gördüğümüz bir hamle yaptı ve ilk yarı bitmeden iki oyuncu değişikliğiyle oyuna müdahale etti. Maç da tam olarak bu andan itibaren kırılmaya başladı. Bu değişiklikler hem oyundan alınan oyunculara hem de sahadaki futbolculara net bir mesaj niteliğindeydi. Devre arasındaki müdahalelerin etkisi de ikinci yarının hemen başında görüldü. Çok daha istekli, ne yaptığını bilen ve oyuna hükmetmeye çalışan bir Bursaspor vardı sahada. Bunun meyvesi de güzel bir geri dönüş ve zorlu deplasmandan alınan 3 puan oldu.
Böyle galibiyetlerin puan tablosundaki karşılığı 3 puandır ancak psikolojik karşılığı bundan çok daha fazladır. Çünkü şampiyonluk yarışında sezon boyunca her maçı iyi oynayamazsınız. Bazen oyununuz işlemez, bazen geriye düşersiniz, bazen de rakibiniz sizi uzun süre oyundan koparır. Önemli olan böyle anlarda maça yeniden tutunabilmek ve kötü oynarken bile kazanmanın bir yolunu bulabilmektir. Bursaspor Batman’da tam olarak bunu yaptı. İlk yarıda oyunun dışında kalan bir takım, ikinci yarıda reaksiyon gösterdi ve maçı çevirdi. Böyle geri dönüşler sadece puan kazandırmaz, takımın kendisine olan güvenini de büyütür.
Mağlup duruma düşmek elbette hiç istemediğimiz bir şey. Ancak takımın karakter göstermesi ve maçı çevirmesi de bir o kadar değerli. Hele bunu deplasmanda, zirve yarışındaki doğrudan rakiplerinden birine karşı yapmak… İşte benim “şampiyonluğun habercisi” olarak nitelendirdiğim şey tam olarak bu.
Gelelim Mustafa Er’e yapılan eleştirilere… Bana göre Mustafa Hoca, gereğinden fazla ve zaman zaman haksız eleştiri alıyor. Ligdeki durumumuzu incelediğinizde de göreceğiniz üzere oldukça zor bir fikstürden geçtik. Buna rağmen bu süreçte oynanan futbol, bazı istisnai anlar dışında tatmin ediciydi. Kadro tercihleri, oyuncu değişiklikleri ve taktikler elbette tartışılabilir. Zaten futbolun doğasında bu var. Ancak dozunu aşan eleştiriler, başta Mustafa Er olmak üzere Bursaspor camiasına zarar verir. Eleştiri tabii ki yapılmalı ancak sertliğin dozunu iyi ayarlamak gerek.
Bursaspor’un Batman Petrolspor karşısında bulduğu ikinci gole bir bakın. Mükemmel hazırlanmış bir duran top organizasyonu izledik. Mustafa Er’in idmanlarda bu tarz organizasyonları sürekli çalıştırdığı biliniyor. Özellikle oyunun tıkandığı anlarda duran toplar en güçlü silahlardan biridir. Nasıl ki hataları eleştiriyorsak, doğru yapılan işleri de takdir etmeyi bilmeliyiz. Bu maçta Mustafa Er, yaptığı oyuncu değişiklikleri ve taktiksel yönlendirmeleriyle oyunun gidişatını değiştirmeyi başardı.
Şimdi milli araya giriyoruz. Bu süreç Bursaspor adına oldukça değerli. Hem sakat oyuncuların toparlanması hem de takımın taktiksel anlamda gelişmesi için önemli bir fırsat olacak. Fiziksel olarak eksiği bulunan oyuncular için de bu ara ciddi bir avantaj. Milli ara dönüşünde özellikle Tayfun Aydoğan için fazlasıyla heyecanlıyım. Geçen sezona öyle bir başlangıç yapmıştı ki tadı hepimizin ağzında kaldı. Tayfun tam anlamıyla yeni bir transfer etkisi yaratabilir. Form tutmuş bir Tayfun Aydoğan, Bursaspor’un orta sahasına çok büyük bir güç katacaktır.
Bir parantez de Kelechi Iheanacho’ya açmadan olmaz. 8 maçta 11 gol ve 2 asist… Rakamlar zaten başlı başına inanılmaz ancak Iheanacho’nun Bursaspor’a katkısı sadece attığı gollerle sınırlı değil. Batman deplasmanında da zaman zaman geriye gelerek top aldı, takımın oyun kurmasına yardımcı oldu, pres yaptı ve Bursaspor’un sahada öne çıkmasına ciddi katkı sağladı. Üstüne bir de iki gol atarak yine maçın en önemli isimlerinden biri oldu. Şu ana kadar gösterdiği performansla Bursaspor’u adeta sırtlıyor. Maşallah diyelim, nazar değmesin…
Şehir şampiyonluğa inanmış durumda. Bursaspor’un yeri zaten buralar değil. Camia olarak sadece kendimize odaklanarak, diğer takımların taraftarlarıyla gereksiz münakaşalara girmeden, iç saha maçlarında tüm Türkiye’ye hatta dünyaya örnek olacak şovlarımız ve coşkumuzla yolumuza devam edelim. Sezon uzun, önümüzde daha çok maç var. Ancak bu takımın ortaya koyduğu karakter, mücadele ve geri dönüş iradesi bana fazlasıyla umut veriyor.
Yolun sonu şampiyonluk olacak, buna inancım tam…




💬 Yorumlar
Yorum Yap