Vurgun

Üç haftalık millî maç arası, Bursaspor’un temposunu, enerjisini, futbolunu ve coşkusunu almış gibi. Bursaspor’u özlemiş 45 bin kişilik YEŞİL DUVAR ile takım bir türlü bütünleşemedi.
NE DEĞİŞTİ Kİ?
Millî maç arasından önce ve sonra ne değişti?
Gördük ki değişim ve gelişim yaşanmamış. Aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuç bekleyemezsiniz.
- Dokuz hafta geçti, kadro istikrarını sağlayamadık.
- Futbolcu seçimlerindeki tercih hatalarını devre arasında tamir etmeye çalıştık. Her maç devre arasında iki ya da üç oyuncu değişikliğine gittik.
- Rotasyondaki bu kadar yanılgının oyun içi istikrarını da ortadan kaldırdığını gözlemledik.
- İlk ve ikinci devre arasındaki iyi ve kötü oyun farkının nedenlerini hâlâ çözemememizi hayretle izliyoruz. Zaman israfı devam ediyor. Sonra hakeme “Neden beş dakika uzattın?” diye sitem ediyoruz. Bursaspor 45 dakikayı heba ediyor. Bunun farkında mıyız? Sorgulayan yok.
- Kompakt ve senkronize oyundan uzaklaşıp takım boyunu uzatınca takım savunmasına geçiş zorlaşıyor. Rakibe kontra atak imkânı veriyor, golleri de böyle yiyoruz.
- Futbolda fiziksel kondisyon kadar sinirsel kondisyonun da önemli olduğunu vurgulayalım. Teknik kadronun hem oyun hem de sinirsel kondisyon bakımından performansının düşük olduğunu hatırlatmakta fayda var. Her maç hakemlerle ve rakiplerle uğraşması hem kendisine hem de Bursaspor’a zarar veriyor.
Hem hâkim hem savcı olamazsın. Teknik adam, yaptıklarının doğru olduğunda ısrar edip futbolla inatlaşırsa her maç hakemlerle ve rakiplerle uğraşması hem kendisine hem de Bursaspor’a zarar verir. Örnek mi? Mardin maçında kulübede olsaydı belki de o golü yemezdik.
Kaybedilen üç puanda başrol teknik adamındır. Hem takımı hem de hakemi aynı anda yönetemezsiniz.
Sinirlerine hâkim olamayan biri, takımına nasıl “Sakin olun” uyarısında bulunacak?
BURSASPOR NASIL BİR TAKIM?
Her futbol takımının bir özelliği vardır. Bursaspor’un özellikleri neler?
- Agresif bir takım mıyız? Hayır.
- Pasör bir takım mıyız? Oyuncu seçimine göre değişiyor.
- İrade gücü yüksek bir takım mıyız? İnişli çıkışlı bir grafik sergiliyoruz, istikrarı yakalayamıyoruz.
- Takım disiplinini kaybettiğimizde maçı da kaybeden bir oyun tarzımız var.
- Bu kadro yeterli mi? Yetersiz olduğunu Bursaspor taraftarları da kabul ediyor.
Takımın kısa bir analizini yapmaya çalıştım. Daha geniş analizini devre arasında yaparız.
Teknik adama göre ofansif gücü yüksek bir kadroyla sahaya çıktık. Beklentiler de yüksek olunca tüm taraftarlar seyir zevkinin de yüksek olacağını düşünüyordu.
Bir türlü topun ve oyunun temposunu yükseltemedik. Rakibin oyununa reaksiyon gösteremedik. Merkez ve kenar ataklarda organize olamadık. İlk devrede zamanı boşa harcayan Bursaspor, tek çıkışını gerçekleştiren Mardin’in atağında golü kalesinde gördü. Barış’ın asistinde Emirhan baskıya geç kaldı, Kerem pozisyon hatası yaptı.
Rakip şaşkındı. Bursaspor ise vurgun yemiş gibi şaşkın ve durgundu. İlk devreyi böyle kapattık.
İlk devrede var olan gücünü ikinci yarıya saklayan Bursaspor, kaybettiği zamanı telafi etmek için ikinci devreye var gücüyle saldırarak başladı. Maç tek kaleye döndü. Organize olamadığımız için pozisyonlar, beceri eksikliği nedeniyle gole dönüşmedi.
Sihirbaz yine kendini gösterdi. Ceza alanına girerken çektiği şutla beraberliği yakaladık. İştahlanan Bursaspor, oyun disiplininden taviz verince geride geniş alanlar bıraktı. Uzatmalar oynanırken yine ani gelişen tek atakta, savunma hatalarıyla golü kalemizde gördük.
Vurgun yediğimiz Mardin maçının şokunu atlatıp duygusal bir travma yaşamadan Muğla maçına hazırlanmalı ve yeniden lige dönmeliyiz.
Sevgi ve saygıyla kalın.




💬 Yorumlar
Yorum Yap